SOL Parti’den Kırklareli’nde nükleer tehlike çalıştayı: “Mücadele zamanı”

SOL Parti, Kırklareli’nde planlanan nükleer santral projesine ve Trakya’daki ekolojik yıkıma karşı Ekoloji Çalıştayı düzenledi. Çalıştayda nükleer enerjinin yaratacağı çevresel, toplumsal ve hukuki riskler ile mücadele yolları ele alındı.

Parti Meclis Üyesi Serkan Varol’un moderasyonunu yaptığı çalıştayın açılış konuşmasını SOL Parti Sözcüsü Deniz Demirdöğen yaptı. Demirdöğen, Trakya’da doğa talanına yol açan politikaların uzun süredir sürdüğünü belirterek, birleşik ve sürekli bir ekoloji mücadelesinin zorunlu hale geldiğini vurguladı.

Çalıştayın birinci oturumunda konuşan BirGün yazarı Özgür Gürbüz, nükleer enerjinin pahalı, kirletici ve yüksek riskli bir enerji kaynağı olduğunu söyledi. Dünya tarihindeki büyük nükleer kazalara dikkat çeken Gürbüz, Kırklareli kıyılarının geçmişte potansiyel nükleer santral sahası olarak belirlendiğini ancak bugün bölgenin İstanbul’a komşu, yoğun nüfuslu bir alan haline geldiğini ifade etti. Gürbüz, olası bir kaza ya da sızıntı durumunda tahliyenin mümkün olmayacağını belirterek, Türkiye’de elektrik arz fazlası bulunduğunu ve nükleer santral projelerinin enerji ihtiyacından çok siyasi ve ekonomik tercihlerle gündeme getirildiğini dile getirdi.

Gazeteci Gökay Başcan ise Akkuyu ve Sinop nükleer santral süreçlerini aktararak, nükleer projelere karşı açılan davalarda ciddi hukuksuzluklar yaşandığını söyledi. Çernobil kazasının Karadeniz bölgesinde yarattığı sağlık sorunlarını hatırlatan Başcan, ÇED süreçlerinin bilimsel ve hukuki açıdan yetersiz olduğunu, buna rağmen projelerin onaylandığını belirtti.

Trakya Platformu’ndan Avukat Bülent Kaçar, planlanan nükleer santral sahasının orman alanı, tarım arazisi ve içme suyu mutlak koruma alanı içerisinde kaldığını ifade etti. Yaklaşık 14 bin dönümlük ormanlık alanda yapılacak kesimlerin, inşaat faaliyetlerinin ve altyapı çalışmalarının Istranca Dağları’nda telafisi imkânsız zararlar yaratacağını belirten Kaçar, Trakya ve Marmara’daki yerel yönetimlerin projeye karşı aktif tutum almasının önemine dikkat çekti.

İkinci oturumda konuşan SOL Parti Ekoloji Çalışma Grubu üyesi Avukat Mert Yedek, ekoloji mücadelesinin aynı zamanda siyasal bir mücadele olduğunu vurguladı. Ekolojik yıkımın en çok emekçileri, köylüleri ve yoksulları etkilediğini belirten Yedek, karar alma süreçlerinin merkeziyetçi yapısının ve hukuksuz uygulamaların doğa tahribatını hızlandırdığını söyledi.

Çalıştay, Trakya’nın farklı illerinden gelen katılımcılarla nükleer santral başta olmak üzere bölgedeki ekolojik yıkıma karşı izlenecek mücadele yöntemlerinin tartışılmasıyla sona erdi.